Sırr-ı Hüviyet

HAKKIMDA

Zamanın sonsuz helezonunda, tabiatın gizli sırlarını yeryüzüne fısıldadığı ve baharın can bulduğu bir 1 Mayıs vakti bu zahirî aleme zuhur ettim. O günden bu yana, varoluşun manasını idrak etme gayesiyle bitmeyen bir arayışın, bir seyrü sülûkun içindeyim.

"Kelimeler, asıl mananın üzerine örtülmüş tüllerdir."

Farklı iklimlerden, muhtelif pınarlardan ve irfan meclislerinden tasavvuf edebiyatının nurlarını devşirerek ruhumu demliyorum. Harflerin, kelimelerin ve hatta sükûtun ardındaki o bâtınî manayı arıyor; hayat denilen bu tekâmül yolculuğuna edebiyatın ve felsefenin rehberliğinde devam ediyorum. Benim için kitapların sararmış sayfaları arasında dolanmak bir kayboluş değil, bilakis aslı bulma serüvenidir.

Öte yandan, aklın ve modern çağın inşası olan yazılım dünyasıyla da derin bir ünsiyet içindeyim. Zahirde birbirinden çok uzakmış gibi görünen irfan ve teknoloji, benim dünyamda ahenkle birleşiyor. Yazılımın algoritmik labirentlerinde dolanırken; sıfır ve birin —yani yokluk ve varlığın— o muazzam raksını, evrenin kusursuz matematiğini ve sistemin içindeki saklı tevhidi okuyorum.

Ben;
Kadim kelam ile dijital kodun,
Maneviyat ile analitik aklın,
Hiçlik ile çokluğun...
Kesiştiği o ince arafta yürüyen; kitapların sinesinde ve kodların satır aralarında mutlak hakikati arayan bir yolcuyum.

Afşin Geylani